Politika

YTB Başkan Yardımcısı Alemdar: Almanya'da yaklaşık 3,5 milyon Türk yaşıyor

YTB Başkan Yardımcısı Ahmet Alemdar, İstanbul'daki Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada Almanya'da yaklaşık 3,5 milyon Türk'ün yaşadığını belirtti. Alemdar, YTB'nin yurt dışında bulunan yaklaşık 7 milyon Türk vatandaşıyla bağları kuvvetlendirmeyi hedeflediğini ifade etti.

2 Kasım 20265 dk okuma0 yorum
YTB Başkan Yardımcısı Alemdar: Almanya'da yaklaşık 3,5 milyon Türk yaşıyor
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkan Yardımcısı Ahmet Alemdar, Türk toplumunun Almanya'nın sosyal, siyasi ve kültürel yaşamında da kalıcı bir konuma ulaştığını vurgulayarak, "Ülkemizin diaspora vizyonunu oluştururken programlarımızda tek tip bir anlayış benimsemek yerine, yurt dışında yerleşik insanlarımızın güncel gereksinimlerini ve yeni geri bildirimlerini esas almaya dikkat ediyor, yerel kuruluşlarla görüş alışverişinde bulunuyor ve farklı kuşakların ihtiyaçlarını karşılayabilecek çözümler üretmeye gayret ediyoruz." ifadelerini kullandı.

YTB Başkan Yardımcısı Alemdar, Türk-Alman Üniversitesi ile YTB'nin işbirliğiyle İstanbul'da gerçekleştirilen "65. Yılında Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması Sempozyumu"nun açılış konuşmasını yaptı. Alemdar, organizasyonun hazırlanmasına katkıda bulunanlara teşekkür ederek böyle bir etkinliğe katılmanın kendisini memnun ettiğini dile getirdi.

Türkiye ile Almanya arasında 30 Ekim 1961 tarihinde imzalanan anlaşmanın, savaşın ardından hızlı bir sanayileşme sürecine giren Almanya'nın iş gücü gereksinimi ile Türkiye'nin istihdam ve kalkınma amaçlarının buluştuğu bir dönemde uygulamaya konulduğunu belirten Alemdar, başlangıçta bunun geçici bir iş gücü hareketliliği olarak planlandığını aktardı.

Alemdar, 1973 petrol krizinden sonra işçi alımının sona ermesi ve bunu izleyen aile birleşimleriyle birlikte söz konusu sürecin kalıcı yerleşim niteliği kazandığını ifade etti. Günümüzde Almanya'da yaklaşık 3,5 milyon Türk'ün bulunduğunu belirten Alemdar, "YTB bünyesinde, yurt dışında hayatını sürdüren vatandaşlarımızla, soydaş ve akraba topluluklarımızla ve Türkiye'de öğrenim gören uluslararası öğrencilerle uzun soluklu ilişkiler kurmak üzere çalışmalar yürütüyoruz.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Farklı coğrafyaların ihtiyaçlarını yakından izlemeyi, Türkiye ile kurulan bağları kuvvetlendirmeyi ve insanlarımızın bulundukları toplumlarda daha etkin sorumluluklar almalarına katkıda bulunmayı hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Alemdar, yurt dışında yaşayan yaklaşık 7 milyon Türk vatandaşının kimlik bilincini korumasının, ana dilleriyle ilişkilerini kuvvetlendirmesinin ve bulundukları ülkelerin sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi yaşamına katılımının desteklenmesinin YTB faaliyetlerinin temelini meydana getirdiğini söyledi.

"Türkçe güçlü bir bağ oluşturuyor" Alemdar, ülkelerin hukuki sistemlerinin, toplumsal koşullarının ve tecrübelerinin birbirinden ayrıldığına işaret ederek, "Bu nedenle ülkemizin diaspora vizyonunu oluştururken programlarımızda tek tip bir anlayış benimsemek yerine, yurt dışında yerleşik insanlarımızın güncel gereksinimlerini ve yeni geri bildirimlerini esas almaya dikkat ediyor, yerel kuruluşlarla görüş alışverişinde bulunuyor ve farklı kuşakların ihtiyaçlarını karşılayabilecek çözümler üretmeye gayret ediyoruz." açıklamasını yaptı.

Çocuklarla gençlerin ana dilleriyle geliştirdikleri ilişkinin YTB çalışmalarının en hassas konuları arasında bulunduğunu belirten Alemdar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkçe; aile büyükleriyle iletişim kurabilmelerine, kendi hikayelerini kavrayabilmelerine ve hislerini dile getirebilmelerine imkan veren kuvvetli bir bağ oluşturuyor.

Bu bakımdan dilin bir kuşaktan diğerine aktarılmasını amaçlayan çalışmaları, hem kültürel zenginliklerle toplumsal çeşitliliğin korunması hem de kültürün, millet anlatısının ve aidiyet bağlarının aktarılması açısından diaspora faaliyetlerinin en önemli alanı olarak değerlendiriyoruz." Alemdar, yurt dışındaki Türk toplumuyla sivil toplum kuruluşlarının eğitim, sosyal hizmet, kültür, insan hakları ve aktif yurttaşlık konularında gerçekleştirdikleri faaliyetlere destek verdiklerini belirterek ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve İslam karşıtlığına karşı mücadele kapsamında da çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

1961'de imzalanan anlaşmanın esas amacının Alman sanayisinin emek ihtiyacını karşılamak olduğunu hatırlatan Alemdar, gelinen noktada bu tablonun ilk dönemdeki denklemi aştığını ve Türk toplumunun Almanya'nın sosyal, siyasi ve kültürel yaşamında da kalıcı bir konum kazandığını vurguladı. Alemdar, gelecek yıllarda genç kuşakların Alman siyasetinde, bürokrasisinde, bilim ve iş dünyasında gönüllü olarak daha fazla sorumluluk almalarının Türkiye-Almanya ilişkileri açısından da yeni olanaklar yaratacağını ifade ederek, "Bu potansiyeli geliştirebilmek için eğitim, temsil, sivil katılım ve ayrımcılıkla mücadele konularındaki çabalarımızı artırmamız gerekiyor." diye konuştu.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.