Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanı Şerif Fethi, Mısır ve Türkiye gibi ülkelerin güvenli durumda olduğunu ve herhangi bir aksilik yaşamadan turist ağırlayabildiğini belirterek, "Orta Doğu'daki gelişmelerin bölgenin tamamını kapsayan bir türbülans olarak nitelendirilmesine karşıyım. Çünkü Orta Doğu'nun tamamı bu süreçten etkilenmiyor." dedi.Seyahat ve turizm sektörünün geleceğini şekillendirme amacıyla düzenlenen Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) 26.
Küresel Zirvesi, "Geleceği Yeniden Şekillendir (FUTU[RE]SET)" temasıyla 7-9 Ekim'de Malta'nın başkenti Valletta'da gerçekleştirildi.Bakan Şerif Fethi, zirve kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, jeopolitik gelişmelerin bölge turizmine etkisini ve turistlerin seyahat tercihlerindeki değişimi değerlendirdi.Orta Doğu'daki çatışmaların bölgedeki tüm ülkeleri etkilemediğini vurgulayan Fethi, şunları kaydetti: "Orta Doğu'daki gelişmelerin bölgenin tamamını kapsayan bir türbülans olarak nitelendirilmesine karşıyım.
Çünkü Orta Doğu'nun tamamı bu süreçten etkilenmiyor. Bölge birçok ülkeden oluşuyor. Bazı ülkeler maalesef yaşananlara doğrudan dahil olurken, bazıları ise hiç dahil değil.
Elbette yaşananlardan üzüntü duyuyoruz ve bunların çok kısa sürede sona ermesini arzu ediyoruz. Ancak şunu güvenle söyleyebilirim ki Mısır ve Türkiye gibi ülkeler güvenli durumda ve herhangi bir aksilik yaşamadan turist ağırlayabiliyorlar."Fethi, kendi ülkesinde turizmdeki büyümenin hala sürdüğüne işaret ederek, bu ivmeyi korumak ve daha da artırmak için kış sezonuna güvendiklerini söyledi."Her ülkeye ayrı ayrı odaklanmamız gerekiyor"Şerif Fethi, dünya genelindeki turizm hareketliliği değerlendirilirken ülkelerin kendi koşullarının dikkate alınması gerektiğini ve genellemeleri doğru bulmadığını ifade etti.Dünya genelindeki turizm gelişmelerinden söz ederken daha ayrıntılı ve spesifik değerlendirmeler yapılması gerektiğinin altını çizen Fethi, şöyle devam etti: "Örneğin ABD'ye baktığınızda, ülkenin iç turizm pazarı çok büyük ve büyümeye devam ediyor.
Avrupa'ya baktığınızda da büyüme var. Ancak mevcut çatışmalar başladıktan sonra birçok Avrupa ülkesinin vatandaşlarının yurt dışına çıkmak yerine Avrupa içinde seyahat etmeyi tercih ettiğini göz önünde bulundurmalısınız. Bunun birinci nedeni güvenlik.
İnsanlar çatışmanın nasıl sonuçlanacağını, ne zaman sona ereceğini ve gerilimin nasıl tırmanabileceğini bilmiyordu. İkinci neden ise maliyetler. Günümüzde enflasyonun yarattığı baskı söz konusu.
Uçak biletlerinin fiyatları üzerinde baskı var, sigorta maliyetleri yüksek ve başka sorunlar da yaşanıyor. Dolayısıyla bu konuyu çok hassas bir şekilde ele almamız, her ülkeye ayrı ayrı odaklanmamız gerekiyor.""Bırakın turistler konuşsun"Fethi, Orta Doğu'daki bazı ülkelerde yaşanan çatışmalar nedeniyle bölgenin tamamına yönelik oluşan güvenlik endişelerinin giderilmesi için turistlerin deneyimlerinin öne çıkarılması gerektiğini belirtti.Turistlerin kendi deneyimlerini paylaşmasının yanlış algı ve ön yargıların giderilmesindeki önemine işaret eden Fethi, şunları kaydetti: "Bırakın turistler konuşsun, siz (hükümetler) değil.
Yalnızca onların deneyimlerini gösterin ve bu deneyimlerin başkalarıyla paylaşılmasını sağlayın. Bizim yaptığımız buydu ve doğru yaklaşımın da bu olduğunu düşünüyorum. Ancak çıkıp 'Mısır güvenlidir' ya da 'X, Y veya Z ülkesi güvenlidir' şeklinde reklamlar yayımlamaya başlarsak bunun bir anlamı olmaz.
Özellikle bu mesajlar hükümetten geldiğinde insanlar bunları hükümetin kendi tanıtımını yapması olarak değerlendirebilir. Bence en doğru yaklaşım, turistlerin deneyimlerini kendi ülkelerinden insanlarla, yani kendi vatandaşlarıyla ve aynı zamanda dünyanın geri kalanıyla paylaşmalarına olanak tanımaktır."


