Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi Fetih, Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı soykırım, katliam, tehcir ve etnik temizliğin, 109 yıl önce yayımlanan Balfour Deklarasyonu’ndan beri Filistin’i hedef alan sömürgeci planın devamı olduğunu duyurdu.Fetih Devrim Konseyi Üyesi ve Sözcüsü Abdulfettah Devle, İngiltere tarafından 2 Kasım 1917’de yayımlanan ve Filistin’de "Yahudiler için ulusal bir yurt" kurulmasını taahhüt eden Balfour Deklarasyonu’nun 109.
yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı.Devle, "Balfour Deklarasyonu’nun ilan edilmesinden bu yana Siyonist stratejide herhangi bir değişiklik olmadı." değerlendirmesinde bulunarak, Filistinlilerin bugün yaşadığı soykırımın, kesintisiz saldırıların, tehcirin ve köklerinden koparma girişimlerinin; Filistin’i toprağı, halkı ve varlığıyla hedef alan yerleşimci sömürgecilik projesinin parçası olduğunu belirtti.Devle, Balfour Deklarasyonu’nun Siyonist projeye sömürgeci bir siyasi örtü sağladığını, bu projenin sonuçlarının ise cinayetler, yıkım, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin eylemleri, tehcir ve etnik temizlik aracılığıyla zorla hayata geçirilmeye çalışıldığını ifade etti.İsrail’in Filistinlileri bağımsız bir devlet kurma hakkından yoksun bırakmayı hedefleyen politikalarına değinen Devle, Filistin halkının yüzyılı aşan mücadelesi ve ödediği bedeller sayesinde milli kimliğini ve topraklarındaki varlığını muhafaza etmeyi, ulusal, siyasi ve tarihi kazanımlar elde etmeyi başardığını vurguladı.Devle, dünya genelinde 161 ülkenin Filistin’i tanımasını söz konusu kazanımlara örnek göstererek, bunun Filistin’in haklı konumunu ve uluslararası toplum içindeki varlığının ne denli köklü olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti.Balfour Deklarasyonuİngiltere, 2 Kasım 1917’de yayımlanan Balfour Deklarasyonu ile Filistin topraklarında Yahudiler için ulusal bir yurt kurulmasını öngören projeye açıkça destek veren ilk büyük devlet olmuştu.Dönemin Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour, söz konusu desteği Siyonist kampanyanın önde gelen isimlerinden Lord Walter Rothschild’e gönderdiği mektupla açıklamıştı.Tarih boyunca "Balfour Deklarasyonu" adıyla anılan mektupta, Filistin topraklarında İsrail vatanı kurulmasına verilen desteğin yanı sıra bölge halkının haklarının zarar görmemesinin güvence altına alınacağı da ifade ediliyordu.Deklarasyon, İsrail devletinin kuruluşuna uzanan süreçteki en önemli dönüm noktalarından biri kabul ediliyor.
